UYKU BOZUKLUKLARI YAŞAM KALİTENİZİ DÜŞÜRMESİN!

Uyku; gündüz yıpranan bedenimizin gündelik hayata ara vererek; gece boyunca biyolojik ve kimyasal işlevleri sayesinde, fiziksel ve zihinsel durumun yeniden yapılanmasıdır. Hayatımızın üçte biri uykuda geçer. Uyku sayesinde vücut dinlenerek kendisini yeniler.

Canlıların vazgeçilmez ihtiyacı olan uyku başta beyin ve vücuttaki tüm sistemlerin düzenli çalışması için gereklidir. İyi bir uyku alındığının başlıca ölçüsü sabah dinç uyanmak ve kişinin kendisini gün içinde zinde hissetmesidir. Uyku süresinin genetik olarak 4 ile 10 saat arasında değiştiği biliniyor. Uykusuz geçen geceler, uyanmanın işkence haline geldiği sabahlar, uyuklamakla geçen öğleden sonraları, gece boyu sık sık uyanma kabusları gibi sorunların kronikleşmesi birçok hastalığa neden olabiliyor. Üstelik sosyal hayatı ve psikolojik durumu da olumsuz etkiliyor. Hatta kişiyi ölüme bile götürebiliyor!

Eğer sizin de uykunuzla ilgili şikayetleriniz varsa bizi arayın! Önce sorunun kaynağını öğrenelim sonra da sorunlarınıza çözüm bulalım.

Organizmanın dinlenmesi için gerekli olan gece uykusu çeşitli nedenlerle bölünürse yapısı bozulur. Kişi gece boyunca yeterli süre yatakta kalmasına hatta uyumuş olmasına rağmen güne yorgun başlanması yaşam kalitesini bozar ve birçok organda hasar ve hastalığa neden olur.

a) Uykusuzluk (insomnia): Çeşitli nedenlerle ortaya çıkan uykusuzluk her yaş, cins ve ırkta görülür. Bu durum kronikleştiğinde tedavisi oldukça güçtür.

b) Gündüz uykululuk Hali: Normal uykusunu alamayan ya da gece uykularında apnesi olan hastalarda gündüz kontrol edilemeyen uykululuk durumları olabilir. Bu durum kazalar, iş verimsizliği ve sosyal problemlere neden olabilir.

c) Horlama: Erişkinlerin %50’sinde görülür ve uykuda solunum bozukluğunun önemli bir habercisidir. Aşırı horlaması olan, kilolu ve orta yaşlı erkeklerde Apne görülme oranı oldukça yüksektir.

d) Uyku Apnesi: Uykuda solunumun 10 saniye ve üzerinde durması olup birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Solunum düzensizleşince kanda oksijen seviyesi düşer, karbondioksit yükselir. Bu sırada organizmada tam bir panik durumu ortaya çıkar. Sempatik sistemin aktifleşmesiyle adrenalin deşarjı başlar ve kan basıncı yükselir. Çağımızın önemli rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilen ve her yaşta görülen “Uyku Apnesi” acil tedavi gerektiren hayati bir hastalıktır. Zamanında tedavi edilemezse kalp krizi, felç, iktidarsızlık (impotans), düzensiz kalp atışları, hatta ölümlere yol açar. Ayrıca kazalara, iş verimsizliğine ve sosyal problemlere neden olabilen gün içi aşırı uyku haline sebep olur. Hastalığın bu denli ciddi sonuçları olduğu toplum içinde çok fazla bilinmemektedir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin büyük bir çoğunluğu hastalığı fark etmedikleri ya da önemsemedikleri için genellikle hekime gitmemektedirler.