ZAYIFLAMAK İSTİYORUM !

ZAYIFLAMAK İSTİYORUM !

Acaba yapabilir miyimlerle dolu şu yaşamımızda gerçekten isteyerek şişmanlamış kişiler var mıdır tam olarak bilemiyorum ama insanların beslenmesi ile ruhsal durumu arasında çok yakın ilişkiler olduğu bilinmektedir. Yemek alışkanlıklarının hemen hemen hepsi çocukluktan gelen şartlanmalarla beynimize kazınmıştır( ekmek ye doymazsın-tabağını bitir-arkandan ağlar, bitirmesen günah olur vs) depresyonda olan insanlar genelde şişmanlama eğiliminde olan, yemeyi bir savunma ve rahatlama sistemi olarak geliştiren kişilerdir, Ve bu kişilerin diyet yaparken çevrelerinin olumlu olumsuz eleştirilerine çok hassas ve tepkiseldirler.  

Zayıflamak isteyen kişi ilk önce kendi başına değiştirebileceği beslenme alışkanlıklarını ve davranışlarını değiştirmeye çalışmalı (hızlı yiyorsa yavaş yemeli,su içmiyorsa su içmeye başlamalı,geç saatlerde yememeli,işyerinde çıkan bütün yemekleri yememeli, seçici olmalı, her gün tatlı besin tüketmemeli ) olmadı profesyonel yardım almalı

Ben zayıflamak istiyorum demeli ve kendisine bir hedef koymalıdır.

Şişmanlık

Hatalı ve aşırı beslenme sonucu vücuttaki yağ dokusunun gerekenden fazla olmasına şişmanlık diyoruz. Erkeklerde vücut ağırlığının %15 ‘i

Kadınlarda vücut ağırlığının %25 ‘i yağ dokusudur.

En önemli sağlık problemlerinden biri şişmanlıktır çünkü diğer sağlık problemlerini tetikliyor, artırıyor ve tedavisini zorlaşıyor.

Şişmanlığın ölçülmesinde kullanılan en geçerli yöntem kilonuzun boyunuzun metre cinsinden karesine bölünmesiyle elde edilen beden kitle indeksidir( BKİ)

BKİ= Kilo (kg) / Boy ( m2)      İdeal ağırlık= Normal BKİ x Boy (m2)

BKİ’nin normal değerleri kadınlar için 21 erkekler için 22 dir

Hastalık, menopoz (25) ve fiziksel yapı bu değerlerin artmasına neden olur.

                      

         İDEAL BKİ DEĞERLERİ

 

20 VE ALTI

ZAYIF

 

20 - 24.9

 

NORMAL

 

25 - 29.9

 

HAFİF ŞİŞMAN

30 - 39.9

 

ŞİŞMAN ( OBEZ)

40 VE ÜSTÜ

MORBİT OBEZ

Kişiler kendilerini bu formüllere göre değerlendirip kilolu olup olmadıklarını anlayabilirler.

Şişmanlığın Nedenleri

Doğal açlık-Psikolojik açlık-Sosyo-ekonomik açlık-Hormonalbozuklukla oluşan açlık çerçevesinde şekillenen yeme dürtümüz bizi aşağıda ekleyerek sıralayabileceğimiz fazla yemeyle sonuçlanan ve obez olmamıza neden olan durumlara itmektedir.

  • İhtiyaçtan daha fazla besinlerle enerji alımı ( erkekler için 2600 kkal bayanlar için 2100 kkal ihtiyaç olan değerler gibi görülse de fiziksel yapı, sosyal yaşam, boy, cinsiyet, vs bu değerleri değiştirir.)
  • Hormonal etkiler ( troid hormonu yetersizliği, insülin yetersizlikleri vs.)
  • Yaş ( yaş ilerledikçe kilo ve yağ dengesi artış eğilimi gösterir)
  • Cinsiyet: bayanlarda gebelik ve menopoz yağ artışına neden olur.
  • Sosyo-ekonomik yapı: gelişmiş ve zengin toplumlar daha az kas gücü harcayıp daha fazla tükettiklerinden daha şişman olurlar.
  • Kalıtım: anne ve babası şişman olan kişinin şişman olma olasılığı beslenme alışkanlıklarına ve gen aktarımına bağlı olarak diğer kişilere oranla daha fazladır.
  • Psikolojik sebepler
  • Fiziksel aktivite eksikliği: egzersiz yapmayan tembel kişiler daha çabuk kilo alırlar.
  • Hazır gıda tüketimi
  • Bazı ilaçlar: iştah mekanizmasını artırıp bazal metabolizmayı yavaşlatabilirler.
  • Zayıflama vaadiyle satılan önce zayıflatıp sonrada metabolizmamızı  bozup daha fazla kilo almamıza neden olan ilaçlar

Şişmanlığın zararları

Şişmanlığın artışı organların daha fazla çalışmasına ve gereksiz bir ağılığın taşınarak çabuk yorulmanın oluşmasına neden olmakta ve bazı hastalıkların çıkışını kolaylaştırmaktadır. Bazı hastalıklara yakalanma risklerini de arttırmaktadır.

  • Diabetes mellutus ( şeker hastalığı)= aşırı kalori alımı ve şişmanlığın artmasıyla insülin hormonunda bozukluklar meydana gelmesi vücut yağ dengesinin bozulmasına ve şeker hastalığının oluşmasına neden olabilir.
  • Kalp ve damar hastalıkları: kalbin yükünün artması,kan basıncının ve kan yağlarının( kolesterol,trigliserit ..) yükselmesi sonucunda aterosikleroza.
  • Kanser= kanser yapıcı maddelerin yağlarla benzerlik göstermesi sonucunda bu hastalığın oluşma riskinin artmasına ( beslenmenin kansere etkisi %40 civarındadır)
  • Kemik ve eklemlerde kireçlenme
  • Bacaklarda ödem ve varise
  • Ayaklarda düztabanlığa ve topuk dikenine
  • Belde fıtık oluşumuna
  • Halsizlik, yorgunluk ve uyku isteğinin artmasına
  • Karaciğer yağlanmasına
  • Bağırsaklarda tembelliğe
  • Çeşitli cilt problemlerine
  • Ortalama yaşam ömründe %25 lik kısalmaya

Zayıflama yöntemleri

Diyetin günlük yaşantımızın bir parçası haline geldiği günümüzde sağlıklı, sağlıksız birçok zayıflama yöntemi ve bunları uygulatan merkezlerin sayıları hızla artmış, mucize diyetlerin, formüllerin, gıdaların ve aletlerin her gün basında ve TV de yeni uygulamalarını görüp bunların cazibesine kapılarak sağlıklarını bilmeden bozan insanların hayatları boyunca devam edecek diyet maceraları ve aşağı yukarı sürekli hareket eden kilo problemlerine yakalanmaları kaçınılmaz oluyor.

Bu uygulamaları mercek altına aldığımızda!

Geçici zayıflamalara neden olan ve metabolizmayı bozup tekrardan çok kilo almanıza neden olabilecek birçok geçersiz yöntemin uygulandığını göreceğiz

Açlık diyetleri

  • Kişinin sadece belirli besinleri yediği diyet ( salata, yoğurt, soda )
  • 1000 kkal altında olması nedeniyle metabolizmayı yavaşlatır
  • Saç dökülmesi, tırnak kırılması ve vitamin mineral eksikliğine neden olur.
  • Vücuttan yağ yerine su kaybettirir.

Tek tip besin uygulamaları: vücudumuzun ihtiyacı olan protein, karbonhidrat, yağ ve vit-minerallerin eksik alınması sonucunda saç dökülmesi, hipoglisemi, ciltte bozulmalar, sinirlilik, karaciğer yağlanması,kabızlık,mide rahatsızlıkları,aşırı yorgunluk gibi durumlara neden olabilir.( karbonhidrat diyeti, protein diyeti, İsveç diyeti, meyve diyeti, karpuz diyeti-dukan diyeti gibi kime yazıldığı belli olmayan diyetler)

Naylon eşofman giyilerek yapılan egzersizler: vücuttan ter yoluyla mineral ve su kaybına neden olur kas kramplarına ve halsizliğe neden olur.

Zayıflama çayları: üzerlerinde genelde yağ erittikleri ve zayıflattıkları yazan bu bitkisel çayların diüretik( idrar söktürücü) etkilerinden başka bir yararları yoktur vücuttan su kaybettirmelerinin yanı sıra laksatif etkileriyle kişiyi ishal yaparak ağırlığı azaltırlar fazla kullanımları vitamin –mineral emilimini bozup halsizlik, yorgunluk ve bağırsak bozulmalarına neden olurlar.

Bitkisel zayıflama hapları: yukarıdaki çayların hemen hemen aynı içeriğine sahip olan ve belirli bölgeleri incelttiği söylenen bu haplar vitamin-mineral içerikli laksatif ilaçlardan başka bir şey değildirler. Uzman tavsiyesi olmadan kullanımlarında çeşitli sağlık problemlerine neden olurlar.

Masajlar ve jeller, yosunlar, parafinler: Cilt bakımı uygulamalarıdırlar, vücudun dış yüzeyini temizleyen ve rahatlatan bu uygulamaların kilo vermeye bir faydası yoktur sadece geçici süreli incelmelere neden olurlar.

Akupunktur: tıbbı bir zayıflama yöntemi değildir uzak doğuda fizik tedavi amaçlı kullanılan ve belirli sinirlerin uyarılması sonucu geçici baskı oluşturan ve uzman olmayan ellerde geçici felçlere neden olan bir rahatlama yöntemidir. Diyet yapan kişilere uzman kontrolünde destek olabilir!

Mezoterapi: tıbbi bir yöntem olmakla birlikte genelde besleme alışkanlıkları değişmeden ve diyet yapmadan uygulanacak bir mezoterapi kişide sadece yüzeyel cilt problemlerini( selülit gibi...) tedavi edecektir. ( diyet + egzersiz + mezoterapi geçerli olabilir)

Yukarıdaki yöntemlerin yanı sıra şişmanlık tedavisinde kullanılan geçerli tıbbi yöntemlerde vardır.

Diyet tedavisi: kişinin gerekli kan tahlilleri, vücut yağ analizleri, bazal metabolizma analizi yapılıp fiziksel ve psikolojik özellikleri de göz önünde bulundurularak diyet uzmanı tarafından yazılan sağlıklı diyetler.( ayda 3–5 kilo verdiren)

İlaç tedavisi: diyetle birlikte etkileri artan ve doktor tarafından gerekli tahlilleri yapılarak önerilen reçeteli satılan tıbbi ilaçların mutlaka yan etkileri vardır ve doktor tavsiyesi olmadan kullanılamazlar.

Kalıcı ve yan etkisiz zayıflama sağlayan bir ilaç yoktur.

Diyet +egzersiz tedavisi: diyetin tek başına yeterli olamadığı durumlarda kullanılan en doğru ve geçerli yöntem.

Cerrahi tedaviler

Liposuction  ( lipofilling, liposhaping...): kısa sürelerde çok kilo vermek isteyenlerin başvurduğu ama hastane koşullarında uzman doktor tarafından yapılması gereken ve kilo verdirme değil de vücut düzeltme ve şekillendirme uygulamalarıdırlar belli kilolara düşmüş kişilere uygulanır ve en fazla 4 litre yağ çekilebilir.

Mide ameliyatları: mide küçülten bu uygulamalar herkeste başarı sağlamayan zor uygulamalardır. Genelde midenin bir kısmının çıkarılması veya mide girişine kelepçe takılarak yapılan uygulamalardır.

Yukarıdan da anlaşıldığı üzere diyet ana yöntem, diğer uygulamalar destek yöntemleridir biz bunlardan diyet yöntemini ele alacağız.     

KİLO KONTROLÜ VE DİYET

Görüntüsü ne olursa olsun, herkesin kendisini fiziksel ve psikolojik açıdan rahat hissedeceği bir kilosu vardır. Şişmanlık genelde şirinlik veya iyi beslenmenin nedeni gibi algılanmaktaysa da biz uzmanlar için iradesizlik sonucu aşırı yeme ve dengesiz beslenmeyle oluşan bir hastalık olarak kabul edilmektedir.

Diyet denilince birçoğumuzun aklına kibrit kutusu, tane, dilim, az yağlı ve bol salatalı gibi kelimelerle başlayan gıdalar geliyordur oysa diyet; bir gün içerisinde yenilen ve içilen yiyeceklerin tümü olarak tanımlanır.

Fazla kilolarınızdan kurtulmak için kendinizi açlığa mahkûm etmeden, kan şekeriniz düşmeden, halsizlik ve yorgunluk hissetmeden sağlıklı ama azar azar kilo vermek mümkündür. Buda haftada en fazla 1 kilo vermek suretiyle mümkün olabilmektedir.

Ama her insanın metabolizması farklıdır yukarıda yazılanların ve bundan sonra okuyacaklarınız hiçbir sağlık problemi olmayan şişmanlar içindir. Sağlık problemi olan kişilerin eğer şişmansa diyetleri daha farklı ve spesifiktir.

Diyetleri farklılaştıran, başarılı veya başarısız kılan şey diyetlerin kendisi değil uygulayanın kararlılığı, samimiyeti, iradesi, eğitimi ve motivasyonudur. Bunu da sağlamak için diyetisyen kişiyle birlikte onun metabolizmasını, sağlık durumunu, sosyal yaşantısını ve beklentilerini de göz önünde bulundurarak bir beslenme programı hazırlar.

Diyet uygulamalarında temel amaç kişilerin kilo almalarına ve sağlıklarının bozulmasına neden olan kötü beslenme alışkanlıklarından kurtarmak ve kalıcı ve ömür boyu sürecek yeni alışkanlıklar kazandırmaktır.
 
Neden kilo geri alınır?

En önemli neden size ait olmayan ve size yazılmayan, çeşitli diyetleri çeşitli kaynaklardan alıp uygulamanız sonucunda bozulan metabolizmanız sonucunda sık kilo alıp verecek ve sizi artık ömür boyu diyet yapan bir kişi haline getirecektir.

Bu şekilde diyet yapıp genelde kısa sürelerde verilen kiloların geriye alındığını duymuşuzdur buda bizim diyete başlamamamıza neden olan en önemli psikolojik nedenlerin başında gelmektedir.

Fakat söylenenin aksine bir uzman kontrolünde dengeli ve uzun süreye yayılan beslenme programlarında kilonun geriye alınması genelde hormonal ve psikolojik bir bozukluk  olmadığı sürece pek mümkün değildir. Çünkü kişiye diyet vermekten ziyade ona yeni beslenme alışkanlıkları kazandırmak temel amaçtır.

Kısa sürelerde kilo vermeyi amaçlayanlar sadece diyet yapıp hızlı ve çok kilo vermekten başka bir şey düşünmediklerinden verdikleri kiloları aynı şekilde kesinlikle geriye alacaklardır.

Bu kişilerde kilo almanın nedeni kişilerin yediklerini arttırmalarından ziyade kullandıkları yağ ve şeker miktarını artırmalarından kaynaklanmaktadır.

Yapılan çalışmalarda kilo verenlerden yaklaşık %40 nın tekrardan bu nedenden dolayı vermiş olduğu kiloları geriye aldıkları gözlemlenmiştir. Buda beslenme eğitimlerinin yetersiz kaldığını ve şişmanlıklarının asıl nedeninin tam olarak kişiye anlatılamadığının işaretidir.

Diyet sonrası insanların yağsız gıdaları tatsız bulmaları ve eski yağlı beslenme tiplerine geri döndükleri ve bu yüzden kilo aldıklarını doğrulamıştır.

Şişman kişilerin fazla yağ yemeye eğilimli oldukları bilinmekle birlikte onların bilmediği en önemli şey bu yağı yakabilecek metabolik donanıma sahip olmadıklarıdır.

Diyet yapacak kişilere öneriler

  • Mutlaka bir diyetisyene başvurunuz.
  • Gazete, dergi veya size bir uzman tarafından verilmeyen diyeti kesinlikle yapmayınız.
  • Sağlık problemlerinizi mutlaka belirtiniz.
  • Sadece kendiniz ve sağlığınız için diyet yapınız.
  • Haftada 1 kilodan fazla vermek için uğraşmayınız.
  • Kısa sürede kilo vermek istemeyiniz.
  • Beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeye özen gösteriniz.
  • Hergün en az 30 dk yürüyünüz veya dans ediniz.
  • Size kilo aldıracak ortamlardan uzak durunuz.
  • Tabaklarınızı ve porsiyonlarınızı küçültünüz.
  • Su içmiyor, egzersiz yapmıyor ve size verilecek diyeti uygulayamayacağınızı düşünüyorsanız kilo vermek için boşa vakit harcamayınız.

Kilo almak istemeyenlere öneriler.

  • Günlük beslenmenizi 3 ana, 2 ara öğün olarak düzenleyin.
  • Yemeklerinizi yavaş ve iyi çiğneyerek yemeye özen gösterin.
  • Yemek bitince sofrada oyalanmayın masayı terk edin.
  • Yemeklerinizi her gün aynı saatlerde yemeye çalışın.
  • Seçici olun ve size ikram edilen her şeyi yemeye çalışmayın.
  • Yemeklerinizi daha küçük tabaklarda ve yiyebileceğiniz kadar alınız.
  • Yağlar konusunda dikkatli olun, tam yağlı besinler yerine yarım yağlı besinleri tercih edin.
  • Akşam yemeklerini en geç saat 20.30 da yemiş olmaya özen gösterin.
  • Etli yemeklerinize dışarıdan yağ katmayın.
  • Bol miktarda sebze, meyve ve kepekli ürünler tüketmeye çalışın.
  • Haftanın 2 günü kurubaklagilleri tüketin.
  • Öğünlerde ve acıkılırsa ara öğünlerde bol miktarlarda salata yiyiniz.
  • Yemeklerinizdeki tuz miktarını azaltın ve kesinlikle yemeklere dışarıdan tuz ekelemesi yapmayınız.
  • Şekerli besinleri akşam saatleri yerine hareketli olduğunuz gündüz saatlerinde      (en geç 17.30 ) tüketiniz.
  • Şekerli besinleri haftada en fazla 1 porsiyon olarak tüketebilirsiniz.
  • Fast food tarzı besinleri ( Döner, lahmacun, kebap, hamburger... vs ) haftada 1 kez tüketebilirsiniz.
  • Sağlığınız için mutlaka günde 2 litre su içiniz.
  • Günde en az 1 saat egzersiz yapınız.
  • Beslenmenizle ilgili problemlerinizde mutlaka bir doktor ve diyetisyene başvurunuz.