GÜNEŞE ÇIKMA REHBERİ

 

Güneşe korunmasız çıkılması birçok sağlık sorununu da birlikte getiriyor. Bronzlaşma, derinin geliştirdiği bir savunma mekanizmasıdır. Deri, derindeki dokuları ultraviyole ışınlarından korumak için bronzlaşır. Ama bu yeterli değildir. Muhakkak ek koruma önlemleri gerekiyor.

GÜNEŞE ÇIKMA REHBERİ

İnsan hayatında çok önemli bir yeri olan güneş ışınlarının az alınmasında olduğu gibi fazla alınmasında da sakıncalar vardır. Özellikle son 30-40 yıl içerinde ozon tabakasıdaki delinme nedeniyle güneşten gelen zararlı ışınlar dünyaya daha çok ulaşmaya başlamış, bu da özellikle cilt kanserleri ve ultraviyole güneş ışınlarına bağlı cilt hastalıklarında büyük artışa neden olmuştur. Bu nedenlerle günümüzde güneşten korunmayı öğrenmek ve uygulamak çok daha önemli bir hale gelmiştir.

SAĞLIKLI BRONZLAŞMA YOKTUR!

Çoğunlukla güzel görünmek için yapılan bronzlaşma aslında sağlıklı bir işlem değil tam tersine cildimize ciddi hasar veren bir durumdur. Cildimizdeki melanosit denilen hücreler bizi güneşten korumak için melanin denilen koyu pigmentleri salgılarlar. Doğal yolla ya da solaryum ile bronzlaşmak için fazladan alınan ultraviyole ışınlar bu hücrelerin çoğalmasına ve daha çok salgı salgılamasına neden olur. Yani bronzlaşmak aslında derinin zarar gördüğünü ve bu nedenle koruyucu hücrelerin çok çalışmak zorunda kaldığını gösterir.

SAĞLIKSIZ GÜNEŞLENME NE GİBİ ZARARLAR VERİR?

Güneş ışınlarının kısa ve uzun vadeli zaraları vardır. Kısa vadeli zararları güneş yanıkları, çillenme ve lekelenmedir. Uzun vadeli zararları ise cilt kanserleri ve yaşlanmadır. Güneş hasarı ve cilt kanserleri birden oluşmaz. Yıllar içinde deride biriken ultraviyole ışın zararları bir aşamadan sonra artık başa çıkılamaz hale gelir ve deri kanserleri, ciltte kırışma, lekelenme, kalınlaşma gibi yaşlanma belirtilerinin oluşumuna yol açar. Bu nedenle güneşten korunmaya çocukluk çağlarında başlanmalıdır. Cilt kanserlerinin en büyük nedeni güneş ışınlarıdır.

GÜNEŞTEN NASIL KORUNULMALI?

  • Düzenli güneş koruyucu kullanılmalı
  • Her yıl nisan ayından itibaren güneş koruyucu kullanılmaya başlanmalıdır. Beyaz tenli kişiler en az 30 faktörlü, koyu tenli kişiler en az 15 faktörlü güneş koruyucu almalıdır. Güneş koruyucuyu gün içinde 3 saatte bir tekrarlamalı, kapalı ortamlarda da bulunsak yansıyan ışıktan dolayı mutlaka sürmeliyiz. Özellikle yüz, kulaklar, kollar, el ve ayak sırt, ense ve saçsız baş bölgelerine yeterli miktarda koruyucu sürülmelidir.
  • Yaz aylarında siperlikli şapka, gözlük, uzun kollu sık dokumalı gömlekler, uzun giysiler kullanılmasında fayda vardır.
  • Yaz aylarında özellikle deniz kenarlarında öğle 11-15 saatleri arasında güneş altında kalınmamalıdır.
  • Güneş yanıklarından kaçınılmalıdır.