GEBELİK VE ASTIM

GEBELİK VE ASTIM

Astım gebelikte en sık görülen solunum sistemi hastalığıdır (% 4-7)

Astımın gebelikteki seyri değişkendir .Gebelikte kadınların  üçte birinde astım semptomları artarken , üçte birinde azalır, üçte birinde ise hiçbir değişiklik görülmez. Ağır  astımlılarda gebelik sırasında hastalık şiddetinde artış beklenebilir. Aynı kişinin farklı gebeliklerinde hastalığın seyri  farklı olabilir.

Fizyolojik, psikolojik ve hormonal faktörlerin  gebelikte astım seyrini etkilediği bilinmektedir.. Normal gebelikte de hormonal değişiklikler akciğerler kadar sinüsleri ve burunu etkiler. Östrogen artışı burun damarlarında ödeme ve şişliğe  yol açarak burun tıkanıklığı ve  horlamaya neden  olur. Progesteron artışı ise solunum sayısını arttırarak nefes darlığı hissine yol açabilir. Bu durumlar allerji ve astım atağı ile karışabilir. SFT ölçümleri astım tanısında ve astımlı gebenin hastalığının şiddetinin izlenmesinde yardımcı olur.  Astım atakları en sık 24-36. haftalarda görülür. Son 4 haftada atak nadirdir. Oluşan değişiklikler genellikle doğumdan sonraki 3 ay içinde doğum öncesi duruma geri döner.

Gebelikte astımın kontrolü hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok önemlidir. Kontrol altına alınamayan astım  annede aşırı bulantı-kusma, vaginal kanama, erken doğum, preeklampsi (yüksek kan basınsı- yüksek tansiyon) , sezaryen doğum, nadiren de ölüm  riskini   arttırır.  Anne kanında oksijenin azalması bebeğin gelişimini etkileyerek  prematüre  bebek, düşük doğum tartısı, büyüme geriliğine  yol açabilir.Ağır astımlı kadınlarda prematürite ve düşük doğum tartılı  bebek  görülme oranları  çok daha fazla bulunmuştur.

Sigara içimi de prematüriteyi ve  düşük doğum tartısı riskini arttırır.Anne karnında ve bebekliğinde sigaraya maruz kalan bebeklerde astım gelişme riski artmaktadır. Astımlı annelerin çocuklarında astım gelişme riski toplumdaki diğer insanlara göre daha yüksektir. (%20). Bebeğin sigara dumanı solumasının engellenmesi, anne sütü ile beslenmesinin sağlanması , allerjik faktörlerden uzak tutulması ile  bu oran azaltılabilir. .

Gebelikte astım tedavisi gebe olmayan astımlılarla benzerdir ve  genelde aynı tür ilaçlar kullanılır. Öncelikle lokal etkileri ve kan dolaşımına düşük oranda geçmesi  nedeni ile inhaler ilaçlar (solunum yoluyla alınan ilaçlar ) tercih edilir.  Astım tedavisinde kullanılan ilaçların gebelik ve bebek üzerinde zararlı etkileri gösterilmemiştir ve bu nedenle güvenli olarak kabul edilirler. Akılda tutulması gereken şey , kontrol  edilemeyen astımın bebeğe verdiği  zararlı etkilerdir.

Tedavide öncelikli  amaç en az ilaçla hastalığı kontrol altında tutabilmek,  ataksız bir  gebelik süreci süreci sağlamak, solunum fonksiyonlarını en üst düzeyde tutabilmektir. Tüm bu koşulları sağlayabilmek  için hastaya astım ilaçlarının kendisi ve bebeği için önemli ve güvenli olduğu, allerjik ve allerjik olmayan tüm tetikleyicilerden  (ev tozu, küf, mantarları, evcil hayvanlar,  kirli hava, kokular,kimyasal maddeler, gazlar,  yiyecek katkı maddeleri , aspirin ve b-bloker grubu ilaçlar, parfümler ) sakınılması gerektiği,  sigara içimi  ve sigara dumanı solumasının zararları anlatılmalı,  en önemlisi de   astımlı annenin ve bebeğin gebelik süresince yakın takibi yapılmalıdır. Ayrıca üst  solunum yolu viral enfeksiyonları ve gebelikte sık karşılaşılan reflünün tedavi edilmesi astımın kontrolünün sağlanmasında ve akut atakların önlenmesinde çok önemli olduğu unutulmamamalıdır.

Hafif ve orta astımlı gebelerde doğum tercihi ile ilgili farklı bir yaklaşım izlenmez.Normal doğum tercih edilmelidir.  Kortizon artışına bağlı olarak  doğum sırasında atak çok nadir görülür. Ağır astımlılarda sezaryen doğum , epidural veya spinal anestezi tercih edilmelidir. Doğum sırasında  ve  emzirme döneminde astım ilaçlarına devam edilmelidir.